Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

:flirty:
 

Farewell / Elveda...

Sat Nov 19, 2005, 10:19 PM
Merak etmeyin buralardayım aslında, sadece ufak bir isim değişikliği...
Bundan sonra beni ~siyah accountun'dan takip edebilirsiniz.
Birkaç çalışmamı oraya aktardım, bu hesaba pek fazla bakmayacağım.

Yorum veya Not'larınızı ~siyah'a iletmeniz harika olur...

-

Don't worry i'm still be there, but with a little change. I changed my account.
From now you can find me in ~siyah account. I've carried some of my deviations to there,
i'll not look to this account to much.

So please write your comments and notes to ~siyah... It will be great.


Kendinize Mükemmel Bakın...


Barış Parlan ~siyah

Söğütte asılı olan kız...

Tue Nov 15, 2005, 11:05 PM
yazdımda sildim bir dolu şeyi... mutlu kalın...

Dikkat Et! Kıytırık, klişe hayatına bir son verirken biraz yaratıcı ol! Hayatı ıskaladın, bari ölümü ıskalama... - Turgut Yüksel

İzninizle Sayın Rahme...
"mezarlaktaki ruhların huzursuzluğunu dindirecek hiçbir çabamın olmaması ne kadarda acı!siyah güllerden daha fazla istedikleri; inanmanın kıyısında dizlerim toprakta ellerim ğöge doğru kalkık; yalvarırım SUSUN artık..! istediklernize cevap veremeycek kadar yorgun ve kimsesizim!! gün doğmadan keşke herşey eski haline dönse, mezarlığın yanındaki söğütte asılı olan kız hayata dönse, mezarlaktaki bu inleyişler dinse.. ve rüzgar...bu rüzgar dinse üzülme yaşlı söğüt belki dalların rüzgardan kırılacak ama bu seni öldürmeyecek.. heyyyy çoçuk annen nerde? bebeğini kucağına al ve evine geri dön!! rüzgara direnemeyecek kadar küçüksün! TANRIM YA BU RÜZGAR ya YAĞMURU getirirse? gökkuşagının parlaklığına ve saflığına hazır değilim henüz ruhum! boşalan bu mezarları toprak doldurmam gerek; ışıltıdan uzak mı durmalıyım bunları yaparken??? peki bir ölüyü huzursuz eden nedir? inlemelerin bir sebebi olmalı? hey çoçuk sana evine dönmeni söylemiştim burda oyun oynanmaz, ne yaptığımı merak etmessin inan.. evine dönnn iste yağmur damlaları düşmeye başladı, MUTLU MUSUN yaşlı söğüt?? dallarında asılı olan bu kız yavaş yavaş çürümeye başlıyor! YAŞAM KOKUYOR DALLARIN.. ne zaman kopacak bu ip? bu soğuk yelde... o ceset bile üşüyor peki ya sen yaşlı söğüt? üşüyor musun? hey çoçuk.. nereye bakıyorsun..? kaçma gel sana orda asılı olan şeyin ne olduğunu açıklayabilirim,korkmana gerek yok.. heyyy!!"


Merak etmeyin, bir gün bitecek...


[link]
:bulletred:Fractal Collection...
:bulletred:3D For Lightining Demo


"You know I really must be fucking perfect, cuz every single person that I know [ sometimes I don't even know them ] chooses for hobby either to love me or to hate me." ~virgem-suicida


:bulletred: Chapter I on Nov 6, 2005
The feeble leafs decline,
Enshrined in downing deep
The mourn abandoned plains,
Laid down in sombre sleep
Misty shades engulf the sky
Like past, worn memories
The bird's song fills the whispering breeze
With autumns melody

The lunar pale grim shape
At evening's sight renews
It's silented wail relieves
Repressed thoughts anew
I hear the lonesome choir
Of fortunes past my way
Disdained in fiery weeps
Throughout my every day
These skies I hail and treasure thee,
Most pleasant misery
Not pittes thorn I shelter thine
Mysterious harmony

Draw on most pleasant night
Shade my lorn exposed sight
For my grief's when shadows told
Shall be eased in mist enfold
Why should the foolish's hope
Thy unborn passioned cry
Exhaust unheard
Beneath this pleasent sky?
For if the dusking day declined
Could delight be far behind?


Estatic Fear - A Sombre Dance (1999) - Chapter I


:pointr:Friends:pointl:




Chapter I

Sun Nov 6, 2005, 6:51 AM
The feeble leafs decline,
Enshrined in downing deep
The mourn abandoned plains,
Laid down in sombre sleep
Misty shades engulf the sky
Like past, worn memories
The bird's song fills the whispering breeze
With autumns melody

The lunar pale grim shape
At evening's sight renews
It's silented wail relieves
Repressed thoughts anew
I hear the lonesome choir
Of fortunes past my way
Disdained in fiery weeps
Throughout my every day
These skies I hail and treasure thee,
Most pleasant misery
Not pittes thorn I shelter thine
Mysterious harmony

Draw on most pleasant night
Shade my lorn exposed sight
For my grief's when shadows told
Shall be eased in mist enfold
Why should the foolish's hope
Thy unborn passioned cry
Exhaust unheard
Beneath this pleasent sky?
For if the dusking day declined
Could delight be far behind?


Estatic Fear - A Sombre Dance (1999) - Chapter I



:bulletred:Fractal Collection...
:bulletred:3D For Lightining Demo


"You know I really must be fucking perfect, cuz every single person that I know [ sometimes I don't even know them ] chooses for hobby either to love me or to hate me." ~virgem-suicida

:pointr:Friends:pointl:




Buralardayım...

Fri Oct 21, 2005, 12:12 PM
Üniversite çimlerinde oturmuş mp3 playerdan Persephone dinleyip yunan mit'leri ile ilgili Halil'in verdiği kitabı okuyorumdur büyük ihtimal ile, yada aynı yerdeyimdirde müzik yanımda taşıdğım küçük hoparlörlerden arka fon yapıyordur, ön taraftada arkadaşlarımla yaptığım muhabbetler akı p gidiyordur. Belkide o çimler aslında boştur, ben dersteyimdir, ve resim çiziyorumdur ders notlarıma, o da büyük ihtimal. Gerçi belki Malibu araba sürüyordur, bu arada bende puro içiyorumdur yan koltukta, arabada mp3 player ve cd player bağlıdır da, The Book gibi Glitch şarkılarda vardır ruhumuzda. Hem malibu TX ile son haftam adlı kitabını yazmaya başlıyacaktır büyük ihtimal, Integra'si geliyorda pazartesiye, 3 gün kalmadı hatta... Bende o sırada odamda oluyor olabilirim, müzik dinliyorumdur elbet, o olmazsa olmaz, tütsü mum da vardır, resim çizmiyorum, çizemiorum nedense, ama yazıyorumdur, sonra yakıyorumdur büyük ihtimal. Sonra kızıl yatağıma gömülmüşümdür.... Böyle geçip gidiyordur zaman... Ama kesin olan birşey var, kimseyi hatırlamamak bir kenara, hatırlayacak yeni kimselerinde olmayacağı kesin... Mutsuz bırakılmadığımın farkındayım, çok da mutluyum, mutsuzluğu kendi kendime değer biçtim, çünki Meth'in bir zamanlar dediği gibi, hak ettiğinden fazlasını değer biçtim bağzen, ve kendimden ödün verdim, gidince, ben gitti... geriye ben kalamadı, kalan parçalar oldu, onlarda öyle pek işe yaramadı işte... Haa ne diycektim, son yaptığım "Peki" için pek çok tanıdığımdan yorum bekliyordum, gelmedi, artık beklemiyorum dert etmeyin, yorum gelmesini istemediğim resimlere yorum gelmiş. o resimleride sildim zati merak etmeyin...

Birde beni merak edenler, sağolun iyiyim.....
Daha geniş bilgi için, adaya beklerim.....
Çünki artık, gözlerime bakmadığında kimsenin beni anlamadığına kanaat getirdim...

Teşekkür ederim vakit ayırdığınız için...


Barış Parlan


"You know I really must be fucking perfect, cuz every single person that I know [ sometimes I don't even know them ] chooses for hobby either to love me or to hate me." ~virgem-suicida

:pointr:Friends:pointl:






:pointr:They Knows Taking Photograph...:pointl:





:pointr:They Can Draw...:pointl:


:pointr:They Can Paint Imagination...:pointl:







:pointr:They Are Gothic:pointl:





:pointr:Stock:pointl:





:pointr:Clubs:pointl:

Access Denied!

Thu Oct 13, 2005, 2:59 PM
:bulletred:on Oct 14, 2005
Breath Permission Not Verified...


Biliyorum ki; Ölüm Tanrının asla ulaşamayacağı kadar SAYGIN bir An...
I know that; Death is a esteemed moment that God could never reach it...


:bulletred:on Oct 07, 2005
Babam, amerikadan afrikaya, 6 kıta gezdi. bilirsin ilginç bir insandır. farklıdır bir miktar. yaşadıklarını anlatırken eklediği şehir isimlerinden birisi Rodostu, önemli olansa, dünyanın en güzel şehiri demisi idi oraya...

Bu arada belirtmek istiyorum, nasıl bir şanstır bilmiyorum, mp3 playerimde 1650 şarkı var, random çalıyor, şu anda nothing else matters başladı... Anlıyor musun?

Ben anlıyorum aslında. Berker Güngör derdi hep, rüzgar iyidir, düşünceleri alır insanın kafasında uzaklara üfler derdi... Bende çok yaptım bunu, adadan mersine giderken bir gemide, sabaha karşı saat 3'de içtiğim o puro dumanının dağılacağı gibi geçip gittiğini biliyordum hayatımı.

Aynı zamanda İstanbul boğazından geçerkende kapılıyorum bu hislere, yabancı olduğun bir şehir ile tanışmak, onu yaşamak... Ona kaynaşmak gibi bir duygu sanırım bu. Martılarına simit atarken bende düşünmüştüm uzaklığı... 1200 km uzaktım toprağıma... ama sanki toprağımda gibi hissediyordum.

Hele o mersinden istanbula uzanan bir başka ocak ayı otobüsü... Bambaşkaydı... Bir keresinde de istanbuldan ankaraya gelirken bolu dağında dört bir yanı buz kaplamış ağaçları gördüğümde anlamıştım o yalnızlık büyüsünü. O büyüyü buralarda da duyumsuyorum, Karpaz burnunda insanlığa dair sadece bayrağın izi, gerisi doğanın imzasıydı. ve adanın en ucundaki çiçeği mülkiyetime almam duygusaldu benim için. her ne kadar denizden 8 metre yüksekte olsada o burun, dalgaların hırçınlığı yerdeki tuzlardan belliydi...

Bunun gibi anlatmak istediklerim vardı, bir miktarda anlatılamayanlar, hani demiştim ya, yağmur yağarken kumsalda bir çadırın içinde sabaha dek dinlenen müzikler eşliğinde dünyayı konuşmak. Birisi güneşin 6 ay gökte kaldığı topraklarda yaşadıklarını anlatırken,
öbürü paranın kalbi şehirde ölmüş olan insanlığa ağıt yakıyordu. ama sonuçta insan olunuyordu bence o çadırın içinde.

Oralarda da hüzün vardı, şu anda bende olduğu gibi...

Elbet, haklısın. Bir Rodos yapmak gerek, baş başa ama... söz mü?
Çünki, beni artık bir tek sen kıramazsın. Geri kalanları için daha nasır bağlamadım.

Ve onlar yine "nasılsın?" diye sormaya devam ediyorlar... Anlayacağın tı pkı senin gibi benim hayatıma da girenler çıkanlar oldu. Paspasa döndü günlüğüm. Gözlerimse, meteor yağmuruydu artık.
Oysa yıldızlar tek başına kaymamalıydı diyordum her seferinde her DOSTUMA... Biliyorsun...

Yorgunluğu hoş gör, yaşamışsın. Beden bir yana bir gece de dinlenirken, ruh o kadar kolay tadamıyor huzuru... Biraz yalnızlık, biraz sessizlik istiyor... Her neyse, bak ne güzel, şiir masaj yapmış,
ada açmış nefesini... Sokaklar senin, sen şarabın, şarap hayatın anlamını taşımış...

O bir avuç umuduna iyi bak.
Bende de benzeri birşey var.
Ama benden söylemesi, fazla sıkı p zorlama, akıyor sonra parmak aralarından,
gevşek tut... Bunu yapmayı öğrenmeliyiz umutlarımıza...


Ayrıca hoşuma gitti bu görüşme, izninle diğer dostlarımla da paylaşmak istiyorum...

Mutlu Kal...


Barış Parlan



:pointr:Friends:pointl:






:pointr:They Knows Taking Photograph...:pointl:





:pointr:They Can Draw...:pointl:


:pointr:They Can Paint Imagination...:pointl:







:pointr:They Are Gothic:pointl:





:pointr:Stock:pointl:





:pointr:Clubs:pointl:

Journal History

Site Map